SİZ HİÇ GÜLEN TOPRAK GÖRDÜNÜZ MÜ?



Bu sorunun cevabını vermeden önce Organik Tarım ın tanımını yapalım: Organik tarım, üretim sisteminde hatalı ve aşırı uygulamalar sonucu kaybolan doğal dengeyi yeniden kurmaya yönelik, insana ve çevreye dost üretim sistemlerini içeren ve esas itibarıyla sentetik kimyasal zehirler ve gübrelerin kullanımını yasaklayan, organik ve yeşil gübreleme, münavebe, toprağın muhafazası, bitkinin ve hayvanın direncini artırma, zararlıların doğal düşmanlarından yararlanılmasını tavsiye eden, üretimde miktar artışını değil ürünün kalitesini artırmayı hedefleyen bir üretim şeklidir.(Altındişli ve İlter 1999) Organik Tarım kısaca tarımsal üretimin yeniden düzenlenmesidir ve bu düzenleme ulusal ve uluslararası yasalar kapsamında belirli standartlara sahiptir, sertifika ve kontrol gerektirir.Bu standartlara uygun üretim şekli ve ürün, organik tarım sertifikası alır. Uzun yıllardan beri gelişmiş ülkelerde ileri teknoloji ve teknikler kullanılarak çok yüksek verimler elde edildiği sanıldı oysa toprağa doping yapılarak toprak ağlatılmıştı. Maalesef bu yüksek verimi elde etmek için yoğun girdi kullanıldı ve bu sentetik girdiler beraberinde büyük sorunlar getirdi.Bu sorunların en büyükleri: İnsan sağlığı Toprak ve su sağlığı olmuştur. İnsan sağlığı bu sorunlardan hem üretici hem de tüketici olarak çok etkilenmiştir.Yüksek verim için üretimde bilinçsiz ve ölçüsüz kullanılan ticari gübre ve tarım zehirleri kullanım sırasında üreticelerin sağlığına ciddi şekilde zarar vermiştir, vermektedir.Yine bilinçsiz ve ölçüsüzce kullanılan bu kimyasallar, mahsülde kalıntı bırakarak mahsülü tüketenler için de sağlık sorunlarına neden olmuştur, olmaktadır. Bu durum özellikle yeni nesilde karşılaşılan bağışıklık sistemi hastalıklarının oranının artışı ile kendini göstermeye başlamıştır. Bağışıklık sistemi zayıflayan insanların her türlü hastalığa yakalanma olasılığı artmaktadır. Bilinçsizce kullanılan bu kimyasallar aynı zamanda toprak ve yeraltı sularının da kirlenmesine neden olmaktadırlar. Topraktaki kirlilik bulunduğu yerde kalırken, yeraltı sularındaki kirlilik, suyun hareketli olmasından dolayı çok uzaklarda bu sudan faydalanan insanları da etkilemektedir. Aynı şekilde toprak ve su kirliliği yaşam alanı toprak olan pek çok bitki, hayvan ve mikroorganizmaları da zehirlemektedir. Yukarıda Organik Tarım ın bilimsel tanımını yaptık bilime olan saygımızdan dolayı; aslında nedir biliyor musunuz Organik Tarım, Gülen topraktır. Onca tarla varken Kasım ayında Organik Tarım yapılan tarlada güneşlenen ve yanına yaklaştığında kafasını kaldırıp tıslayarak “Bu toprakta benim de payım var” diyen yılandır, kuştur, böcektir, kaplumbağadır. Eğer siz hala gülen toprak görmediyeseniz “Biz Organikgiller Ailesi" olarak size, şehir merkezinde gülen toprağın bizzat kendisini gösteremesek te o gülen toprağın kıymetlilerini gösterebiliriz. O gülen toprağın teşekkür mahiyetinde sunduğu havucu, pırasayı, çileği, elmayı sizinle tanıştırırız. Biliyor musunuz her ne kadar sorun yaşarsa yaşasın Ekolojikpazar esnafı da hep güler, nedeni o gülen topraktır. O gülen toprak hiçbirşey yapamasa en kötü gıdıklar insanı. Bu kadar canlıyı, insanı güldüren o gülen toprak size de iyi gelmez mi hiç? “Organik tarım”, bilgi, emek ve hassasiyet isteyen, insandan toprağa tüm ekosistemi etkileyen süreçler zinciri olduğundan basit bir pazarlama aracı olarak kullanılmaması gereken, önemli bir konudur. Kendi ailemizden başlayarak, bebeğimizden dedemize, bu kıymetli toprağa borcumuz olduğuna inanıyoruz. Önce misafirimiz olmanız, sonra ailemize katılmanız dileği ile.

Erkan ŞEN


5 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör
  • Facebook
  • YouTube
  • Instagram